SÖZLEŞMELİ EVLİLİK

 


Senelerdir, evliliklerin sözleşmeye dayalı olması gerektiğini düşünürüm. Aslında birbirlerini görmeye tahammülü olmayan, karısını-kocasını aldatan sürüsüne bereket çiftleri gördükçe kısa süreli sözleşmeler hayat kurtarır gibime geliyor.

Neden sözleşmeli evlilik?

Sorunun yanıtı, başka sorulara yol açıyor. Örneğin o balayı heyecanı ve coşkusunu ne zaman kaybediyor çiftler? İşte nirengi noktası orası.

Bu demek değil ki heyecan biter bitmez evlilik de bitirilmelidir. Ne kadar sürer bilinmez elbette ama zamanla heyecan yitirilir, büyülü aşk ortadan çekilir, kalbi titreten dokunuşlar kaybolur, gider. Ve arkasından derin bir bağlılıkla sevme sanatı devreye girer. Yani temenni o yöndedir ama her zaman mümkün müdür? Sevme sanatını işlerken yanında saygının boy göstermesi beklenir, mesela. Ya saygı ile hiç tanışmamış, ağzında pabuç kadar dille daha sevgiliyken, salak, manyak, geri zekalı gibi aşağılayıcı sözcüklere alışık tipler yüreklerine saygıyı davet edebilirler mi? Çünkü saygının ortama el atabilmesi için eşlerin birbirine hayranlığı gerekir. İnsan hayranlık duyduğu birine salak filan diyebilir mi, o ne öyle?

Kısaca tüm bunlar oluşamıyorsa? Yeri göğü inleten, ağıza alınmayacak küfürlerle birbirlerini cehennemin dibine çeken kavgalar boy gösterirse? Ve bir mecburiyet gibi, boğaza dolanan yağlı urgan gibi nefes almayı unutturan zorunluluk içinde yıllara mahkûm edilmiş bir süreç başlarsa? Üstelik sürecin korkunç ağırlığından kaynaklı, boşanma olasılığını bile düşünemeyip, biri diğerini öldürmeyi göze alırsa?.. Ufff… Korkunç!

Diğer yandan ömür dediğin az değil artık. Eskiden kırk elli yaşlarına gelmiş insanlar için yaşlı diyorduk. Şimdi ise elliler atmışlar bile orta yaş başlangıcı sayılıyor. Bu kadar uzun bir ömür için atılan adım ürkütücü değil mi? Üstüne üstlük bırak karşındakini, kendini bile tam olarak tanımazken, hatta yıllar içinde nasıl değişimler yaşayacağını bilmezken, bir ömre imza atılır mı yahu? Risklerin ağa babası bence.

Bu karmaşayı engellemenin tek bir yolu var: Bir kanunla, evlilikler onar yıllık sözleşme usulü ile yapılacaktır dersin, olur biter. Böylece ilk on yılda dünyaya gelen çocuk için de koruyucu bir kalkan inşa etmiş olursun. Malum tüm travmalar ilk yedi yaşta yaşanıyormuş. Hem çiftlere, gidişata göre ikinci çocuğa karar verebilme şansı vermiş olursun.

Böylece eşlerin birbirlerine davranışları da değişir. Sevgi ve saygıları ona göre gelişir. Doğal olarak sözleşme bitiminden önce boşanmak isteyenlerin hakları yine saklı kalacaktır. Çocuklar huzursuz ortamlara bırakılamaz nihayetinde.

Sözleşmeli evliliğin çiftlere hem bir huzur getirmesi hem de ister istemez evliliğin üzerine titreme gerekliliği yaratacaktır. Hani yani bir sonraki sözleşmeyi imzalamayıverir diye bir tedirginlik olacaktır ve bu da evliliği diri tutar bence. Süper fikir, değil mi?

Peki, aynı kanun maddesi ile sözleşmeli evliliğe çiftlerin karar vermesine olanak tanınabilir mi? Kesinlikle hayır! Başında kavak yelleri esen, bin türlü mizansenle, tek taşlı evlilik teklifleri kurgulanırken, bir ömrün bile yetmeyeceği sanrısıyla uçmuş beyinlere bu sorulur mu? Güldürme beni allasen.

İlk on yıl bitti diyelim. Onca zaman içinde çiftler olgunlaşmış, doğru kararlar alabilme becerilerini geliştirmişlerdir. Devam ettirmek isteyenler ikinci on yıllık sözleşmeyi de imzalarlar. Hatta biz kadınlar hemen onun da çaresine bakar, nikâh tazeleme adı altında, artık "kaç taşlı olacağı sizin şerefiniz beyzadem" cinsinden bir yüzükle tekrar teklif almayı adet haline getiririz evelallah. Mini bir düğün de neden olmasın? Bayılırız gelinlik giymeye ne de olsa? Ekonomi de canlanır ayol. Mobilyaları filan değiştiririz.

Artık sözleşmeli evlilik konuşuluyor, biliyorsunuz değil mi? Şimdilik sadece komedyenlerin dilinde. Fakat her ne kadar bizden umudum olmasa da akıllı milletler yakında bunu kanun haline getirecektir. Hatta on yıl bile çok, şunu temizinden beş yıl üzerinden oylayalım diyecek meclisler olacaktır.

Yanı sıra medeni bir şekilde ayrılabilmenin de yolu açılmış olmuyor mu? Kavgasız, gürültüsüz, nezaketle. Sözleşme bitti, yapı paydos. Bay bay şekerim.

Yazının üstüne minik bir komedi videosu yakışır :)

https://www.instagram.com/reel/DW_5exWk65B/?igsh=MXhxZjU2ODNhdDVqMw==

 

 


Yorumlar